Your Lie in April inceleme

Merhaba bugün Shigatsu Wa Kimi No Uso animesinden bahsedeceğim. Son derece başarılı ve birçok izleyicinin sevgisini kazanan A-1 Pictures izleyicilerinin hiçbirini hayal kırıklığına uğratmadan gerek konusu olsun gerek çizimi ile beklendiğinden çok daha güzel olan Your Lie in April, bir diğer adı ile Shigatsu wa Kimi no Uso’yu 9 Ekim 2014 yılında manga olarak sundu. 2013 yılında 37. Kodansha Manga Ödülü’nü Shounen dalında kazanan Kodansha’nın yayımladığı manga serisi 2014 yılında anime serisine, 2016 yılında ise aynı ad ile canlı film uyarlanması gösterime girmiştir.

Animenin konusundan kısaca bahsedecek olursak, küçük yaşından beri piyano çalan Arima Kosei 11 yaşındayken katıldığı müzik yarışması sonucunda herkes tarafından tanınır hale gelmiştir. Piyanist olan annesinden öğrendiği piyanoyu kusursuz bir şekilde çalar fakat çaldığı parçalara kendisinden hiçbir şey katamaz. Tabi bunda annesinin etkisi vardır. Başta kendisine son derece destek veren annesi bir dönem sonra hastalığa yakalanır. Annesinin hastalığı sürecinde annesi için piyano çalan Arima Kosei annesinin ölümünden sonra çöküş yaşar ve piyanosunun sesini duyamaz hale gelir. 2 yıl boyunca piyanoya dokunamaz ve hayatın rengini kaybeder ta ki bir Nisan ayına kadar. Hayatına ansızın giren kemancı Kaori Miyazono, Arima Kosei’yi kendi kabuğundan çıkarıp tekrar dünyanın rengini ve hayatın sesini duymasını sağlar.

 

Bölüm Sayısı: 22

Olaylar daha çok ana karakterlerimiz olan Kosei ve Kaori etrafında dönse de animeyi güzelleştiren iki karakterimiz daha vardır: Arima Kosei’in çocukluk arkadaşı Tsubaki Sawabe ve Ryouta Wataridir. Kosei Arima ne kadar sakin ve içe kapanık birisi ise Tsubaki Sawabe de tam tersi hayat dolu, canlı birisidir. Ryouta Watari de futbol takımının kaptanı, kızlarla iyi anlaşan birisidir. Bir romantizm kategorisine giren bu anime içinde barındırdığı romantik duygulardan daha çok arkadaşlığı, bir çocuğun yaşadığı içe çöküşlerini ve sonradan olgunlaşmasını, yaşadığı o saf duyguları ön plana çıkarmaktadır. Bölümler ilerledikçe serinin dram duygusu daha baskın olmaya başlayıp izleyicileri gözyaşına boğabilmektedir. 🙂

IMBD puanı:8.6\10

Seride beni hikayenin işleyişi ve karakterlerin gelişimi çok etkiledi. Hikaye yavaş yavaş başlıyor, sindirerek ilerliyor ve içerdiği romantizm diğer birçok romantik animeler gibi klişe veya ironi değil. Tam dozunda olan romantizmi ve dengeli mizahı ile sizi güldürüyor, aktardığı dram ile göz yaşlarınızın akmasına neden olabiliyor. Serideki dram dozunda da hiçbir şekilde aşırıya kaçılmamış. İnsanı kasvete boğacak türden bir havası olmaması ile karakterlerin olgunlaşmasına tanık oluyoruz.

Son olarak değinmek istediğim şey ise tabii ki serinin müzikleri. İlk izlediğim müzik konulu anime Your Lie in April’di ve kesin bir şekilde söyleyebilirim ki müzikleri muhteşemdi. Klasik piyanoya bayılan birisi olarak animede gerçek klasik müziklerin geçiyor olmasına sevindim. Normalde izlediğim animelerin opening kısımlarını bir iki kez dinledikten sonra diğer bölümlerde atlamaya başlarım fakat bu anime de her bölümünde açılışını atlamayıp dinledim.

Toparlamak gerekirse anime özgün hikayesi ve aktardığı duygu akışı ile izleyicileri kendine hayran bırakıyor. Aranızda hala bu animeyi izlememiş olan varsa bir şans verip izlemenizi öneririm. Eğer izleyen varsa da düşüncelerinizi yorumda bizimle paylaşabilirsiniz. Bir sonraki görüntülerde görüşmek üzere!

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Post
one punch man

One Punch Man 3. sezon ne zaman?

Next Post

Skate-Leading Stars 2021’de geliyor

Related Posts