Dünyadaki ilk anime: İlk film ve ilk dizi

dunyadaki-ilk-anime-Animelerden

Bugün izlediğimiz anime serileri milyonlarca hayrana ulaşırken, bu dev kültürün nasıl başladığını hiç düşündünüz mü? Renkli dünyalar, derin hikayeler ve unutulmaz karakterlerle dolu anime evreninin kökeni aslında yalnızca birkaç saniyelik, neredeyse bir göz kırpması kadar kısa görüntülere dayanıyor. Üstelik “dünyadaki ilk anime” sorusunun tek bir cevabı da yok.

1900’lü yılların başında, Henüz hareketli görüntü teknolojilerinin yeni yeni gelişmeye başladığı bir dönemde, Japonya’da bazı sanatçılar çizimleri hareket ettirmenin yollarını arıyordu. Ne büyük stüdyolar vardı ne de bugünkü teknolojiler… Sadece merak, yaratıcılık, yeni bir anlatım biçimi keşfetme isteği, birkaç saniyelik görüntüler ve büyük bir hayal gücü.

Üstelik “dünyadaki ilk anime” sorusunun net bir cevabı da bulunmuyor. Anime tarihinin en başına gidildiğinde, bu unvan için öne çıkan iki farklı yapım karşımıza çıkıyor. Biri günümüze ulaşabilmiş en eski animasyon olarak kabul edilirken, diğeri ise hikaye anlatımına daha yakın yapısıyla modern anime anlayışının ilk örneklerinden biri olarak görülüyor.

Dünyadaki ilk anime ne?

Anime tarihinin başlangıcına uzandığımızda, karşımıza çıkan en dikkat çekici yapımlardan biri “dünyadaki ilk anime” olarak anılan Katsudō Shashin oluyor. Yaklaşık 1907 yılına tarihlenen bu kısa animasyon, yalnızca birkaç saniye sürmesine rağmen anime tarihinin başlangıcına ışık tutuyor. Filmde bir çocuk karakter kameraya dönerek selam veriyor ve Japonca “hareketli görüntüler” anlamına gelen kanjileri yazıyor.

Yapımın yaratıcısı ise günümüzde hala bilinmiyor. Büyük bir stüdyo yerine küçük bir atölyede üretildiği tahmin edilen bu animasyonun, geleneksel kare çizim yöntemi yerine şablon benzeri bir baskı tekniğiyle hazırlandığı düşünülüyor. Bu yönüyle Katsudō Shashin yalnızca tarihi açıdan değil, teknik açıdan da dikkat çekici bir yapım olarak öne çıkıyor.

Her ne kadar bazı araştırmacılar bu yapımı modern anlamda “tam bir anime” olarak değerlendirmese de, günümüze ulaşabilmiş en eski Japon animasyonlarından biri olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Kısacık süresine rağmen Katsudō Shashin, bugün devasa bir endüstriye dönüşen anime kültürünün ilk adımlarından biri olarak kabul ediliyor.

Dünyadaki ilk anime filmi ne?

1917 yılında izleyiciyle buluşan Namakura Gatana, hikaye anlatımı ve karakter kullanımıyla anime tarihindeki en önemli erken dönem örneklerinden biri olarak görülüyor. Jun’ichi Kōuchi tarafından yönetilen bu kısa film, yeni satın aldığı körelmiş kılıcıyla insanlara meydan okumaya çalışan ancak her seferinde başarısız olan bir samurayın hikayesini konu alıyor. Mizahi anlatımıyla dikkat çeken yapım, yalnızca teknik bir deneme olmanın ötesine geçerek izleyiciye gerçek bir olay örgüsü sunmayı başarıyor.

Namakura Gatana’nın öne çıkan yanlarından biri de, karakter hareketlerinin ve sahne geçişlerinin dönemi için oldukça akıcı olması. Bu durum, Japon animasyonunun artık sadece hareketli görüntüler üretmeyi değil, aynı zamanda bir hikâye anlatmayı da hedeflediğini gösteriyor. Bu nedenle pek çok tarihçi Katsudō Shashin’i hayatta kalan en eski anime olarak değerlendirirken, Namakura Gatana’yı ise modern anime anlayışına daha yakın ilk yapımlardan biri olarak kabul ediyor.

Dünyadaki ilk TV animesi ne?

Anime sinemadaki kısa denemelerden televizyon ekranlarına taşındığında, bu değişim tüm sektör için bir dönüm noktası oldu. İşte bu dönüşümün en önemli temsilcisi ise 1963 yapımı Astro Boy olarak kabul ediliyor.

Japonca adıyla Tetsuwan Atom, manga sanatçısı Osamu Tezuka tarafından yaratıldı ve 1 Ocak 1963’te yayın hayatına başladı. Böylece düzenli olarak yayımlanan ilk televizyon anime serisi olarak tarihe geçti. Robot bir çocuk olan Astro’nun insanlarla birlikte yaşama mücadelesini konu alan yapım, hem duygusal hikayesi hem de bilim kurgu temasıyla kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.

Toplam 193 bölüm süren seri, animenin yalnızca kısa deneysel filmlerden ibaret olmadığını göstererek televizyon için sürdürülebilir bir format yarattı. Haftalık yayın düzeni sayesinde anime, izleyicilerin düzenli olarak takip ettiği bir alışkanlığa dönüştü ve Japon popüler kültürünün önemli parçalarından biri haline geldi.

Astro Boy’un yakaladığı başarı, sonraki yıllarda üretilecek pek çok serinin de önünü açtı. Günümüzde sezonlar halinde izlediğimiz modern animelerin temeli ise büyük ölçüde bu öncü yapımın attığı adımlara dayanıyor. Tüm bu gelişmeler, Japon animasyonunun zamanla nasıl kendine özgü bir kimlik kazandığını da açıkça ortaya koyuyor.

Peki sizce anime tarihindeki asıl kırılma noktası hangisiydi? İlk kısa denemeler mi, yoksa televizyonla birlikte hayatımıza giren seri format mı? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın ve iğer içeriklerimiz için Animelerden‘i takip etmeyi unutmayın.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki İçerik
jujutsu-kaisene-kisa-bir-mola-Animelerden

Jujutsu Kaisen’e kısa bir mola!

Sonraki İçerik
En-iyi-Ecchi-animeler-Animelerden-

En iyi Ecchi animeler: 25 anime önerisi

Related Posts
Total
0
Share