Netflix, anime dünyasına adım atmak isteyenler için de yıllardır bu evrende kaybolanlar için de adeta bir hazine sandığına dönüştü. Aksiyon dolu hikayelerden kalbinizi ısıtacak dostluklara, zihin yakan bilim kurgulardan kahkaha garantili maceralara kadar platformda her ruh haline uygun bir yapım bulmak mümkün.
“Ne izlesem?” diye ekran karşısında dakikalarca gezinmeye son vermek istiyorsanız, sizin için Netflix’de izleyebileceğiniz 15 animeyi bir araya getirdik. Hazırsanız, sıradaki favori serinizi keşfetmeye başlayalım.
Netflix'de izleyebileceğiniz 20 anime
- Jujutsu Kaisen
- Record of Ragnarok
- Hell’s Paradise
- Oshi no Ko
- The Rising Of The Shield Hero
- The Apothecary Diaries
- Tougen Anki: Dark Demon of Paradise
- The Eminence in Shadow
- Cyberpunk: Edgerunners
- Blue Eye Samurai
- Sakamoto Days
- The Disastrous Life of Saiki K.
- Komi Can’t Communicate
- Akuma Kun
- Parasyte: The Maxim
- The Summer Hikaru Died
- Vampire in the Garden
- Black Clover
- Junji Ito Maniac: Japanese Tales of the Macabre
- Castlevania: Nocturne
Jujutsu Kaisen

Yuji Itadori, doğaüstü güçlerle pek ilgisi olmayan sıradan bir lise öğrencisiyken, güçlü bir lanetli nesneyi yutmasıyla hayatı tamamen değişir. Bu nesne, efsanevi lanet Ryomen Sukuna’ya aittir ve Yuji’yi lanetli ruhlarla savaşan Jujutsu büyücülerinin dünyasına sürükler. Artık hem insanları korumak hem de içindeki tehlikeli gücü kontrol altında tutmak zorundadır.
Anime; yüksek tempolu dövüş sahneleri kadar karakterlerin korkuları, kayıpları ve sorumluluklarıyla da ilgilenir. Karanlık atmosferi, mizahı dengeli kullanımı ve akılda kalıcı karakterleri sayesinde modern shounen yapımları arasında öne çıkan, sürükleyici bir aksiyon deneyimi sunar.
Record of Ragnarok

Tanrılar, insanlığın artık kurtarılamayacağına karar verip dünyayı yok etmeyi planladığında son bir şans tanınır: Ragnarok turnuvası. İnsanlık tarihinin en güçlü savaşçıları ile mitolojilerin kudretli tanrıları bire bir dövüşlerde karşı karşıya gelir. Kazanan taraf, insanlığın kaderini belirleyecektir.
Her mücadele yalnızca güç gösterisinden ibaret değildir; strateji, irade ve insanlığın hayatta kalma isteği de savaşların merkezinde yer alır. Abartılı dövüş koreografileri ve dramatik anlatımıyla dikkat çeken seri, “insanı güçlü yapan şey nedir?” sorusunu sık sık izleyiciye hatırlatır.
Hell’s Paradise

“Boşluğun Gabimaru” olarak bilinen efsanevi ninja, yakalandıktan sonra idama mahkum edilir. Ancak ona nadir bir fırsat sunulur: Ölümsüzlük iksirinin bulunduğu söylenen gizemli adaya gidip bu iksiri getirirse affedilecektir. Sorun şu ki ada, hayal bile edilemeyecek kadar tehlikeli yaratıklar ve ölümcül sırlarla doludur.
Gabimaru’ya yolculuğunda cellat Sagiri eşlik ederken, diğer mahkumlar da aynı ödül için yarışır. Seri; hayatta kalma mücadelesini, insanın değişme ihtimalini ve yaşam isteğinin ne kadar güçlü olabileceğini karanlık ama akıcı bir anlatımla işler. Aksiyon ile psikolojik gerilimi bir araya getirmesi, izlemesi zor ama bırakması daha da zor bir atmosfer yaratır.
Oshi no Ko

Oshi no Ko, Japon eğlence sektörünün ışıltılı görünen yüzünün arkasındaki zorlu gerçekleri konu alıyor. Hikaye, genç yaşına rağmen büyük bir hayran kitlesine sahip olan idol Ai Hoshino’nun etrafında şekillenir. Onun hayatına beklenmedik şekilde dahil olan iki kişinin kaderi dramatik bir olayla değişirken, anlatı şöhretin bedeli ve “görünen hayatlar” ile gerçekler arasındaki fark üzerine yoğunlaşır.
Anime; idol kültürü, medya baskısı ve popülerliğin karanlık taraflarını işlerken aynı zamanda intikam, hırs ve hayatta bir amaç bulma gibi temaları da dengeli şekilde ele alıyor. Sürprizlerle ilerleyen hikâyesi sayesinde ilk bölümlerden itibaren merak duygusunu sürekli canlı tutmayı başarıyor.
The Rising Of The Shield Hero

Naofumi Iwatani, başka bir dünyayı kurtarmakla görevlendirilen dört kahramandan biri olarak çağrılır. Ancak yalnızca savunma odaklı bir silaha sahip olması nedeniyle küçümsenir ve kısa süre sonra uğradığı ihanet sonucu tamamen yalnız kalır. Toplum tarafından dışlanan Naofumi, ayakta kalabilmek için kendi yöntemlerini geliştirmek zorunda kalır.
Yanına aldığı Raphtalia ile kurduğu bağ, zamanla basit bir ortaklıktan güçlü bir dostluğa dönüşür. Seri; güven, ihanet ve yeniden ayağa kalkma temalarını işlerken karakter gelişimine geniş yer veriyor. Klasik “başka dünyaya ışınlanma” hikayelerinden daha karanlık bir tona sahip olması ise onu türün dikkat çeken yapımlarından biri haline getiriyor.
The Apothecary Diaries

Bitkiler ve zehirler konusunda olağanüstü bilgiye sahip olan Maomao’nun hayatı, saraya hizmetçi olarak satılmasıyla tamamen değişir. Sessiz kalmaya çalışsa da sarayda yaşanan gizemli hastalıklar ve şüpheli olaylar onun dikkatini çeker. Analitik zekâsı sayesinde ipuçlarını birleştirmeye başladığında ise kendini entrikalarla dolu bir dünyanın içinde bulur.
The Apothecary Diaries, dedektiflik unsurlarını tarihî bir atmosferle birleştirerek merak duygusunu sürekli diri tutan bir anlatım sunuyor. Büyük aksiyonlardan çok zekâ ve gözlem gücüne dayanan hikâyesi, saray içindeki güç mücadelelerini ve insan doğasının karanlık yönlerini keşfetmeyi seven izleyiciler için oldukça sürükleyici.
Tougen Anki: Dark Demon of Paradise

Tougen Anki, yüzyıllardır süregelen Oni (iblis) ve Momotaro soyları arasındaki kanlı çatışmayı merkezine alır. Hayatı boyunca sıradan biri olduğunu düşünen Shiki Ichinose, aslında Oni kanı taşıdığını öğrendiğinde kendini bir anda bu acımasız savaşın ortasında bulur. Bastırmaya çalıştığı öfke ve yıkıcı güçleriyle yüzleşmek zorunda kalan Shiki için artık geri dönüş yoktur.
Seri, doğuştan gelen kimlik ile seçilen yol arasındaki çatışmayı işlerken bol aksiyonlu sahnelerle temposunu sürekli yüksek tutar. Aynı zamanda “canavar” olarak görülenlerin gerçekten kim olduğu sorusunu sorgulayan daha karanlık bir anlatım sunar.
The Eminence in Shadow

Cid Kagenou’nun tek hayali, herkesin arkasında duran ama tüm dengeleri gizlice kontrol eden efsanevi bir gölge figür olmaktır. Yeniden doğduğu fantastik dünyada bu hayalini bir oyuna dönüştürür ve tamamen uydurduğunu düşündüğü gizli bir örgüt kurar. Ancak zamanla fark etmeden anlattığı hikâyelerin gerçek bir tehditle örtüştüğü ortaya çıkar.
Anime, ciddi görünen olayları ince bir mizahla dengeleyerek klasik isekai formülüne farklı bir yaklaşım getirir. Hem güçlü aksiyon sahneleri hem de ana karakterin abartılı hayal dünyası, seriyi eğlenceli ve beklenmedik şekilde sürükleyici hale getiriyor.
Cyberpunk: Edgerunners

Night City’nin neon ışıkları altında geçen hikaye, hayatta kalmaya çalışan genç David Martinez’i takip eder. Trajik bir olayın ardından askeri düzeyde bir siber implant kullanmaya başlayan David, kısa sürede paralı suçluların oluşturduğu “edgerunner” dünyasına adım atar. Bu yeni hayat; güç, para ve özgürlük vadetse de her seçim daha büyük riskleri beraberinde getirir.
Cyberpunk: Edgerunners; teknoloji ile insan bedeni arasındaki sınırların bulanıklaştığı, sert ve duygusal bir anlatım sunar. Hızlı temposu, çarpıcı görsel tarzı ve karakter odaklı hikâyesiyle, distopik bilim kurgu sevenler için oldukça etkileyici bir deneyimdir.
Blue Eye Samurai

Feodal Japonya’da geçen hikaye, toplum tarafından dışlanan mavi gözlü bir savaşçı olan Mizu’nun intikam yolculuğunu anlatır. Geçmişinin izini sürerken kimliğini gizlemek zorunda kalan Mizu, ustalıkla kullandığı kılıcıyla karşısına çıkan herkesi alt edebilecek kadar tehlikelidir.
Blue Eye Samurai, yalnızca bir intikam hikayesi değil; aidiyet, önyargı ve kabul görme isteği üzerine kurulu güçlü bir anlatıdır. Sinematik dövüş sahneleri ve olgun tonu sayesinde, karakter odaklı ve sert hikayelerden hoşlanan izleyiciler için kolayca öne çıkan yapımlar arasında yer alır.
Sakamoto Days

Bir zamanların efsanevi suikastçısı Taro Sakamoto, aşık olduktan sonra suç dünyasını geride bırakıp sakin bir mahallede market işleten aile babasına dönüşür. Fazla kiloları ve huzurlu hayatıyla tehlikeden uzak görünse de geçmişi peşini bırakmaz; eski düşmanları onu buldukça Sakamoto, hem ailesini korumak hem de verdiği “kimseyi öldürmeme” sözünü tutmak zorunda kalır.
Seri, yüksek tempolu aksiyonu mizahla dengeleyerek ilerler. Günlük hayat ile ölümcül çatışmalar arasındaki kontrast, hikâyeye eğlenceli ama aynı zamanda sürükleyici bir hava katar.
The Disastrous Life of Saiki K.

Kusuo Saiki doğduğu andan itibaren sıra dışı güçlere sahiptir: Zihin okuyabilir, nesneleri hareket ettirebilir, geleceği görebilir ve isterse saniyeler içinde dünyanın öbür ucuna ışınlanabilir. Ancak tahmin edileceği gibi bu yetenekler hayatını kolaylaştırmak yerine oldukça karmaşık hale getirir. Saiki’nin tek hayali dikkat çekmeden, mümkün olduğunca normal bir lise hayatı yaşamaktır.
Ne var ki etrafı sürekli sorun çıkaran insanlarla doludur. Abartılı özgüvene sahip sınıf arkadaşları, garip öğretmenleri ve her şeyi dramatikleştiren tanıdıkları, Saiki’yi istemese bile olayların merkezine sürükler. Hızlı anlatımı ve keskin mizahıyla öne çıkan seri, neredeyse her sahnede yeni bir espri yakalamayı başarıyor. Süper güç temasını klasik aksiyon yerine komediyle harmanlaması ise onu türünün en eğlenceli ve rahat izlenen yapımlarından biri haline getiriyor.
Komi Can’t Communicate

Shoko Komi okulun en dikkat çeken öğrencilerinden biridir; zarif, güzel ve gizemli görünür. Ancak kimsenin bilmediği büyük bir sorunu vardır: Şiddetli iletişim kaygısı nedeniyle başkalarıyla konuşamaz. Sıradan bir öğrenci olan Tadano’nun bu durumu fark etmesiyle ikili, Komi’nin 100 arkadaş edinme hedefi için birlikte küçük ama anlamlı adımlar atmaya başlar.
Anime; sosyal kaygı, dostluk ve kendini ifade etme korkusu gibi temaları sıcak bir dille ele alır. Hem tatlı hem de zaman zaman duygusal anlar barındıran hikayesi, karakterlerin yavaş yavaş kabuklarını kırmasını izlemeyi keyifli hale getiriyor.
Akuma Kun

Olağanüstü zekaya sahip genç bir çocuk olan Akuma Kun, insanların ve iblislerin barış içinde yaşayabileceği ideal bir dünya kurmanın hayalini kurar. Bu hedef doğrultusunda doğaüstü varlıkları araştırır, şeytanları çağırır ve gizemli olayları çözmeye çalışır. En büyük destekçisi ise yarı insan yarı iblis olan sadık ortağı Mephisto’dur.
Karanlık fantastik unsurları dedektiflik havasıyla birleştiren seri, her bölümde farklı bir doğaüstü olayla izleyiciyi merakta bırakır. Hem klasik hem modern hissettiren atmosferiyle, gizem ağırlıklı hikayeleri sevenler için dikkat çekici bir yapım.
Parasyte: The Maxim

Dünya, insanların bedenlerini ele geçirip onları avlayan gizemli parazitlerin tehdidi altındadır. Lise öğrencisi Shinichi Izumi ise bu istiladan kıl payı kurtulur; parazit, beynini ele geçirmek yerine sağ eline yerleşir. “Migi” adını verdiği bu varlıkla istemeden bir ortaklık kuran Shinichi, hem diğer parazitlere karşı savaşmak hem de giderek değişen insanlığını korumak zorundadır.
Parasyte, aksiyonu felsefi sorularla harmanlayan bir hikaye sunar. İnsan olmanın ne anlama geldiği, empati ve hayatta kalma içgüdüsü gibi temaları sorgularken gerilimi neredeyse hiç düşürmez. Karanlık tonu ve düşündüren anlatımıyla kolay unutulmayan animelerden biridir.
The Summer Hikaru Died

Küçük ve sakin bir köyde yaşayan Yoshiki, en yakın arkadaşı Hikaru’nun bir gün dağlara gittikten sonra “farklı” biri olarak döndüğünü hisseder. Görünüşü ve anıları aynı olsa da içindeki varlığın artık Hikaru olmadığını fark etmek uzun sürmez. Buna rağmen Yoshiki, arkadaşını kaybetme korkusuyla bu gerçeği kabullenmekte zorlanır.
Yavaş yavaş tırmanan gerilimiyle dikkat çeken anime; dostluk, yas ve bilinmeyene duyulan korku etrafında şekillenen rahatsız edici bir atmosfer kurar. Sessiz ama etkili anlatımı, psikolojik korku sevenler için oldukça çarpıcıdır.
Vampire in the Garden

İnsanlar ve vampirler arasında yıllardır süren savaş, dünyayı geri dönülmesi zor bir ayrılığa sürüklemiştir. İnsan bir kız olan Momo ile vampir kraliçesi Fine’ın yolları tesadüfen kesiştiğinde ise ikili, iki türün bir arada barış içinde yaşayabileceği efsanevi bir yeri bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.
Anime; savaşın ortasında filizlenen beklenmedik bir dostluğu anlatırken aidiyet, özgürlük ve birlikte yaşama umudu gibi temalara odaklanır. Güçlü atmosferi ve duygusal tonu sayesinde kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren hikayelerden biridir.
Black Clover

Büyünün her şey olduğu bir dünyada doğan Asta’nın tek bir sorunu vardır: Hiç büyü gücü yoktur. Buna rağmen pes etmeyen Asta, çocukluk arkadaşı ve rakibi Yuno ile birlikte Büyücü Kral olma hayalinin peşinden gider. Fiziksel gücünü sınırlarına kadar zorlayan Asta, nadir bulunan beş yapraklı grimuarı sayesinde anti-büyü yetenekleri kazanarak kendini kanıtlamaya başlar.
Black Clover; azim, rekabet ve hayallerinin peşinden gitme temalarını klasik bir shounen enerjisiyle sunar. Sürekli yükselen temposu, büyük savaşları ve karakterlerin adım adım güçlenmesini izleme keyfi sayesinde uzun soluklu, aksiyon dolu bir anime arayanlar için oldukça iyi bir tercih.
Junji Ito Maniac: Japanese Tales of the Macabre

Korku mangasının en tanınan isimlerinden Junji Ito’nun ürpertici hikayelerinden uyarlanan bu antoloji serisi, her bölümde izleyiciyi farklı bir kabusun içine davet ediyor. Lanetli aşklar, açıklanamayan varlıklar ve yavaş yavaş deliliğe sürüklenen karakterler, sıradan görünen hayatların nasıl bir anda dehşete dönüşebileceğini gösteriyor.
Junji Ito Maniac, ani korkulardan çok huzursuzluk yaratan atmosferiyle öne çıkar. Tekinsiz görselleri ve rahatsız edici fikirleriyle psikolojik korku sevenler için ideal olan seri, her hikayede “garip olanın” ne kadar yakınımızda olabileceğini hatırlatıyor.
Castlevania: Nocturne

Fransız Devrimi’nin kaotik günlerinde geçen Castlevania: Nocturne, efsanevi Belmont ailesinin yeni temsilcisi Richter Belmont’un hikayesini merkezine alır. Vampirlerin güç kazanmaya başladığı bu karanlık dönemde Richter, hem geçmişinin yüküyle yüzleşmek hem de yaklaşan büyük tehdidi durdurmak için müttefikler edinmek zorunda kalır.
Seri; gotik atmosferi, yoğun aksiyon sahneleri ve karanlık tonu ile dikkat çekerken güç, intikam ve direniş temalarını ön plana çıkarıyor. Tarihsel arka planla doğaüstü unsurları harmanlayan hikayesi, karanlık fantezi sevenler için sürükleyici bir alternatif sunuyor.
Anime dünyası her geçen gün daha da genişliyor ve Netflix, farklı türlerden yapımları tek çatı altında toplayarak keşfetmesi kolay bir arşiv sunuyor. İster yüksek tempolu aksiyonlar, ister duygusal hikayeler ya da tüyler ürperten korkular arıyor olun, bu listede ruh halinize uyacak en az bir anime bulmanız oldukça muhtemel. Yeni favorinizi keşfetmek bazen tek bir bölümle bile başlayabilir, gerisi ise çoğu zaman durdurulamaz bir izleme maratonuna dönüşür.
Peki sizin listeden ilk açacağınız anime hangisi olacak? Ya da çoktan izleyip herkese önereceğiniz bir yapım var mı? Yorumlarda buluşalım!
Bu tarz anime öneri listeleri için Animelerden‘i ve tüm güncel anime haberleri için X hesabımızı takipte kalın!